Pink Floyd - Money Şarkı Sözleri | Anlamı, Hikayesi ve Analizi

 Pink Floyd - Money Şarkı Sözleri


Money, get away

You get a good job with more pay and you're OK

Money, it's a gas

Grab that cash with both hands and make a stash


New car, caviar, four-star daydream

Think I'll buy me a football team


Money, get back

I'm alright, Jack, keep your hands off of my stack

Money, it's a hit

Ah, don't give me that do-goody-good bullshit


I'm in the high-fidelity first-class traveling set

And I think I need a Learjet


Money, it's a crime

Share it fairly but don't take a slice of my pie

Money, so they say

Is the root of all evil today

But if you ask for a rise it's no surprise that they're giving none away


Away, away, away

Away, away, away

Away, ooh


"Ha-ha! I was in the right!"

"Yes, absolutely in the right!"

"I certainly was in the right!"

"Yeah, I was definitely in the right. That geezer was cruising for a bruising!"

"Why does anyone do anything?"

"Yeah!"

"Why does anyone do anything?"

"I don't know, I was really drunk at the time!"

"I was just telling him it was in, he could get it in number two. He was asking why it wasn't coming up on fader eleven. After, I was yelling and screaming and telling him why it wasn't coming up on fader eleven. It came to a heavy blow, which sorted the matter out." 



💸 Pink Floyd - Money: Para, Güç ve Toplumsal Eleştiri

1. Konusu ve Anlamı:
"Money", Pink Floyd’un toplumsal eleştirisini yansıtan, para ve onun hayatımıza etkileri üzerine yazılmış bir şarkıdır. Şarkı, paranın kişisel özgürlüğü ve sosyal ilişkileri nasıl şekillendirdiğini sorgular. Bu anlamda, paraya tapmanın, insanları maddiyatçı ve bencil kılmasını anlatan bir bakış açısı sunar.

2. Ana Temalar:

  • Para ve Güç: Şarkı, paranın gücüne, insanları nasıl yönlendirdiğine ve toplumsal yapılar üzerindeki etkilerine odaklanır.

  • Bencillik ve Hırs: Paranın bireyleri nasıl bencil ve açgözlü hale getirdiğini tartışır.

  • Sistemin Eleştirisi: Kapitalist düzenin haksızlıklarını ve insanların bu düzenin içinde nasıl şekillendiğini eleştirir.

3. Duygusal Derinlik ve Mekânlar:
Şarkının duygu yoğunluğu, paranın getirdiği yalnızlık ve tatminsizlik gibi duyguları yansıtır. Anlatıcı, paraya sahip olmanın getirdiği rahatlıkla kendini yüksek bir sınıfın parçası gibi hisseder, ancak aynı zamanda bu sürecin içinde bir boşluk ve tatminsizlik vardır.

4. Atmosfer ve Duygu Durumu:
Şarkının genel atmosferi, biraz karamsar ve eleştirisel bir ruh haline sahiptir. Paranın mutlu etmediği ve toplumun bu durumu bir şekilde kabul ettiği bir ortam çizilir. Bu bağlamda şarkı, isyankar bir ruh haliyle, sistemin eksikliklerini ortaya koyar.

5. Anlatıcı Perspektifi:
Şarkı birinci tekil şahısla anlatılmaktadır. Anlatıcı, paranın hayata nasıl yön verdiğini ve paranın insan ilişkilerindeki egemenliğini deneyimleyerek ifade eder.

6. Hikâye Akışı ve Anlatım Tarzı:
Şarkının yapısı, paranın getirdiği önyargıları, avantajları ve olumsuzlukları sırasıyla sunar. Anlatım tarzı doğrudan ve keskin olup, şarkının eleştirel bakış açısını güçlendirir.

7. Edebi Unsurlar:
Şarkıda kullanılan mizahi ve ironik ifadeler, toplumsal eleştirinin etkisini artırır. Örneğin, "don’t give me that do-goody-good bullshit" gibi sert ifadelerle sistemin sahtekar yüzü hedef alınır.

8. Metaforlar ve Derin Anlamlar:
"Money" bir metafor olarak, toplumun ve bireylerin yaşamını domine eden, onları şekillendiren bir güç olarak ele alınır. Para, sadece bir ticaret aracı olmaktan çıkar ve insan psikolojisini etkileyen bir kavram haline gelir.

9. Dikkat Çeken Kelimeler:

  • "Money, get away" - Paranın hayattan nasıl uzaklaştırılmaya çalışıldığını ima eder.

  • "Don't give me that do-goody-good bullshit" - İnsanların samimiyetsiz iyi niyetlerinden duyulan rahatsızlık ifade edilir.

10. Vurucu Mısralar:

  • "Money, it's a crime / Share it fairly but don't take a slice of my pie" – Para paylaşılmalı, ancak bir kişinin hakkı kimseyle paylaşılmamalıdır.

  • "Money, so they say / Is the root of all evil today" – Paranın kötü olduğunu söyleyenler, gerçekte bunu da sisteme dayandırmaktadır.

11. Dil ve Üslup:
Dil, doğrudan ve keskin olup, toplumsal eleştiriyi net bir şekilde ortaya koyar. Samimi olmayan bir tavır, paranın insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini dile getirir.

12. Temel Mesaj:
Şarkının verdiği ana mesaj, para ve gücün toplum üzerindeki egemenliğini ve bireylerin paraya olan bağlılıklarının onları nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. Para, mutlu etmek bir yana, insanları daha da yabancılaştırıyor.


🌟 Derin Sözler Köşesi - Pink Floyd - Money

Pink Floyd'un Money şarkısı, derin anlamlar taşıyan ve toplumsal eleştirinin yapıldığı birçok vurucu söze yer verir. İşte o sözler ve bunların ayrıntılı açıklamaları:


1. "Money, it's a crime / Share it fairly but don't take a slice of my pie"
💰 Bu mısra, toplumda paranın adaletsiz dağılımına ve bireylerin "benim payıma dokunma" şeklindeki bencil tutumlarına dikkat çeker. "Crime" (suç) kelimesi burada, paranın adil şekilde paylaşılmamasıyla ilgili bir suçluluk hissi yaratır. Aynı zamanda, toplumsal eşitsizlikleri eleştirir; herkesin hakkı olan şeyi paylaşması gerektiği söylenirken, aynı zamanda bireysel çıkarları savunmak da vurgulanır.

2. "Money, so they say / Is the root of all evil today"
💸 Bu cümle, paranın kötülüklerin kaynağı olarak tanımlandığı klasik bir söylemi hatırlatır. Pink Floyd, bu sözle paranın bireyleri nasıl yozlaştırdığını, toplumu bencilleştirdiğini ve etik değerleri zayıflattığını sorgular. "Evil" (kötülük) kelimesi, paranın insanın doğasına etkisiyle ilgili derin bir eleştiri sunar.

3. "Don't give me that do-goody-good bullshit"
🚫 Bu söz, toplumda bazı kişilerin gösterişli bir şekilde "iyi" olmaya çalıştığını, ancak gerçek anlamda samimiyet taşımadıklarını ifade eder. "Do-goody-good" terimi, sahte iyi niyetleri ve yüzeysel davranışları eleştirir. Pink Floyd, gerçek anlamda bir değişim ya da yardım yerine, bu tür "göstermelik iyilikleri" küçümser.

4. "I'm in the high-fidelity first-class traveling set / And I think I need a Learjet"
✈️ Bu mısralar, paranın getirdiği lüks ve ayrıcalıklı yaşam tarzını yansıtır. "High-fidelity" ve "first-class" gibi terimler, yüksek sosyoekonomik statüye sahip olmanın verdiği rahatlıkla birlikte, sahip olma arzusunun ne kadar yüksek olduğunu vurgular. Aynı zamanda, "Learjet" gibi özel bir uçak markası, bu dünyada para ile ulaşılabilen sınırsız imkanları simgeler.

5. "Money, get away / You get a good job with more pay and you're OK"
💼 Bu söz, paranın insanları nasıl manipüle ettiğini ve güven duygusunun sadece maddi kazançla sağlanmaya çalışıldığını gösterir. Bir "iyi iş" ve "daha fazla maaş" ile rahatlamak, ancak aynı zamanda buna duyulan takıntı ve bağlılık, bireyin hayatındaki gerçek tatminin eksikliğine işaret eder. Burada "Money, get away" ifadesi, paranın aslında hayatın merkezinde olmaması gerektiğine dair bir isyanı simgeler.


💬 Derinlemesine Bakış:
Bu şarkının sözlerinde, para ve onun bireyler üzerindeki etkisi üzerinden toplumsal bir eleştiri yapılır. Paranın kötülüklerin kaynağı olduğu ve bencilce bir hırsın insanları nasıl yönlendirdiği tartışılır. Aynı zamanda, paraya dayalı toplumsal yapılar içinde insanların ne kadar yüzeysel, manipülatif ve yalnız kaldıkları vurgulanır. Bu derin sözler, dinleyiciyi maddi değerlerin ötesinde insanlığın değerlerini sorgulamaya yönlendirir.

Yorumlar